Modanın İki Yakasını Bir Araya Getiriyor/Star Gazetesi

Babasından aldığı 5 bin dolarla adım attığı ticaret hayatında yaşadığı hayal kırıklığını, ikinci girişiminde uluslararası bir başarıya dönüştüren Form Düğme'nin patronu Mustafa Oktay, son olarak Avrupa'daki krizi fırsata çevirerek İtalya'nın en büyük düğme fabrikasını satın aldı. Bufalo boynuzlarından ve palmiye ağacının çekirdeklerinden düğme üreterek yerli yabancı pek çok ünlü giyim markasına satan Oktay, 14 milyon liralık bir büyüklüğü yönetiyor.
Yüzde 15 civarı olan ihracat oranını da bu yıl yüzde 25'e çıkarmayı hedeflediklerini anlatan Oktay'la hikayesini, ilginç işini ve hedeflerini konuştuk:
Babam Kapalıçarşı'da esnaftı, çanta satardı. Hâlâ o işe devam ediyor. Ben de okuduğum Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme'yi birincilikle bitirdim. Çalışkan bir öğrenciydim.
Kanada'da MBA yapıp geri döndüğümde profesyonel yöneticilik yapmak istiyordum. Bir elektronik firmasında işe başladım, araya askerlik girdi. Sonra beyaz eşya üreticisi bir firmada pazarlama müdürlüğü yaparken bir gün demir- çelik işiyle uğraşan bir arkadaşımla konuşuyorduk. Kendi işimizi yapmaya karar verdik, işten ayrıldım.

Esnaf bir aileden geldiğim için hep kendi işimi yapmak vardı içimde.

Kendi işimi kuracaktım. Ama nasıl bir iş yapacağımı bilemiyordum. Bir tanıdığımın arkadaşı çıtçıt ve düğme ithal ediyordu. İyi de kazanıyordu. Üretici olmak zor işti ama malı getirip satmak riskli görünmüyordu. 1996 yılında Form Dış Ticaret'i kurdum. Benim gibi aynı eğitimi alan kardeşim Ahmet Oktay'la çalışmaya başladık. Zeytinburnu'nda elimde çantayla sabahtan akşama kadar dükkan dükkan dolaşıp satış yapmaya çalışıyordum. Benden farklı ürünler istiyorlardı. Ben de cebimdeki 5 bin dolara babamdan aldığım 10 bin dolar borcu da ekleyerek yurt dışından değişik malzemeler getirdim.

Sonra o ürün isteyenler, çeşitli bahanelerle ürünleri almadılar ve mal elimde kaldı. Hâlâ o malları saklıyorum. Sonra korozo denen malzemeyle tanıştım. Ekvador bölgesinde yetişen bir tür palmiye ağacının meyvesinin çekirdeği bu. Bir üretici bununla ilgili bir araştırma yapmamı istedi ben de Ekvador'dan firmalar bulduk, irtibat kurduk ve ithalattaki ikinci denememi yapmaya karar verdim.
Babamdan 10 bin dolar daha aldım. Babam bu kez bana 'Bu son, eğer yine yapamazsan, bir yerde çalış' dedi. Bu son şansımdı. 1998 yılıydı, Aydınlı firmasıyla tanıştık. O gün bugündür hâlâ beraber çalışıyoruz. Bugünlere gelmemizde önemli rol oynayan firmalar arasındadır onlar, bir de Gürmen Group var. Ramsey ve Pierre Cardin markalarına ürün vermeye başlamıştık. Getirdiğimiz bu korozo bitkisinden yapılan düğmeleri onlara sattık ama şikayet geldi.

Düğmeler arasında renk farkı vardı. Bir haftalık bir bayram tatili vardı, O süreçte, anne baba çoluk çocuk hep beraber oturduk. Başladık Ekvador'dan aldığımız düğmeleri tek tek ayırmaya. Çalıştığımız firmalar bize bu konuda ciddi tolerans gösterdiler. Biz de baktık ki düğmeleri direkt getirip, müşteriye vermekle olmayacak. Çünkü renk ve kalite tutmuyordu. Kendi imalatımızı yapmaya karar verdik. Merter'de bir yer yaptık kendimize, ürün çeşitlenmesi olunca da talep patlaması oldu. O yıllarda en hızlı büyüyen firmalardan olduk. Sonra yavaş yavaş pazarda tanınmaya başladık.

Form Düğme, 1996 yılında kuruldu.

Esenyurt'taki 6000 metrekarelik kapalı alana sahip fabrikada her türlü düğme ve aksesuar üretimi ve ithalatı yapıyoruz. Özellikle üst düzey markalara yönelik çalışıyoruz ve sektörde lider firmalardan biriyiz. Doğal malzemelerden yapılan düğmelerde özellikle korozo düğmede ürün çeşitliliğimiz çok fazla. Korozo, sedef, kokonat, deri ve boynuz düğmeler gibi doğal malzemelerden üretilen ürünleri istenilen renk ve adette boyuyoruz. Yapay malzemelerden de üretim yapmaya başladık.

En kapsamlı koleksiyona sahibiz.

Yurt dışındaki teknoloji neyse onu kullanıyoruz, rakiplerimiz genelde babadan gelen yöntemlerle bu işi götürüyorlar. Firmalara koleksiyon yapıyoruz. Birçok yabancı marka üretimini Türkiye'de yaptırıyor, düğme ve aksesuarda da böyle.

Burberry, Hugo Boss, Zara, Mango gibi markalar bizim düğmelerimizin olduğu giysileri satıyor. Peki ya ihracat... 14 milyon liralık bir ciro yaptık. İç piyasa ağırlıklı bir firmayız, ihracatımız yüzde 15 civarı.

Ancak bundan sonraki hedeflerimiz arasında ihracatı artırmak var.
Fiyatlarımız çok cazip, İtalya'daki bir düğme fabrikası kendisine gelen çok yüklü bir talebi bizdan alıp yaparak karşıladı. 2012'de ihracatı yüzde 20-25'e çıkarmayı planlıyoruz. Hindistan'da acentelerimiz var, Rusya'yla görüşüyoruz.

Çalıştığımız ülkeler arasında İran, Hindistan, İngiltere, İtalya, Hollanda, Romanya, Bulgaristan, Mısır ve Çin bulunuyor. Avrupalı markalar Çin'de riske girmek istemiyorlar oralara gelecek müşteri de bize geliyor. Artan taleplere cevap verebilmek için İtalyanlardan fabrika satın alarak kapasiteyi de artırdınız... 1930'lu yıllarda kurulmuş, İtalya'nın en eski ve en büyük düğme fabrikalarından birini bünyemize kattık. Şirket mali krize girdiğinde bize teklif geldi, yatırım yapmayı kararlaştığımız bir dönemdi. Bottonificio Fossanese'nin fabrikasını aldık, makineleri getirdik. 500 bin Euro karşılığında anlaştık ama bize maliyeti 700 bin Euro'yu buldu. Bilgi birikimlerini de devraldık, sadece makineleri değil.
Fabrikanın sahipleriyle görüşüyoruz, kendi işleriymiş gibi bizi hâlâ destekliyorlar. Makineleri çalıştırma konusunda da bize teknisyen desteği. Düğmeler bir ay içinde doğaya geri dönüyor.